| Balkon:) |
| Champs Elysees(şanzelize) |
| Balkon:) |
| Champs Elysees(şanzelize) |
| Rhone nehri |
| Rhone ve Saone nehri turu |
Bizim milli takımımıza dönecek olursak, ne yazık ki kenar ön oyuncularımızın yetenekli olanlarının sürati yetersiz, örnek Arda; süratli olanlarının adam eksiltme becerisi sınırlı, örnek Burak. Kenar beklerimiz ise sonradan bek olmaları hasebi ile ne bindirme zamanlamaları yerinde ne de orta kesme becerileri mevcut. Kaldı ki amatör seviyedeki Andorra'ya dahi ne yazık ki kenar beklerinden bir tane orta gelmedi. Topu hızlı çevirmeye konusu ise çok daha vahim, çok yavaş bir şekilde ve hiç risksiz bir düzendeki futbolumuz gol bulmayı imkansız hale getiriyor. Eksikliklere, sırtı dönük top alabilen santrafor eksikliğini de eklersek sanırım çok iç karartıcı bir tablo ortaya koymuş oluruz, ki yine de tüm bunlara rağmen Selçuk, Nuri, Arda, Hamit ve Burak gibi rüştünü ispat etmiş futbolcularla daha etkin bir futbol oynayabiliriz, ancak oyuncularımızın üzerlerindeki ölü toprağını atıp özgüven edinmeleri gerekli.
Bugünkü Fenerbahçe-Beşiktaş farklı futbol anlayışlarının karşılıklı mücadelesi niteliğindeydi. Topu everip çevirmek yerine dikine ve çabuk oynayan Beşiktaş'a karşı, daha çok topa sahip olarak kısa paslarla rakip ceza alanına girme isteğiyle oynayan Fenerbahçe'nin mücadelesini izledik. Alında bu iki futbol tipinin en iyi örneklerini sunan R.Madrid ve Barcelona'nın maçını izledik dün ve ne tesadüftür ki aynı oyun tarzı maçları kazandı. Son dönemde Beşiktaş'ın da oynamaya çalıştığı iyi defans yaparak kaptığın toplarla hızlı atağa çıkmayı amaçlayan oyunu en iyi R. Madrid'in oynadığını ve B.Dortmund, Braga, Milan, A. Madrid gibi takımların da bu
Derbi, bildiğiniz gibi aynı şehrin iki ayrı takımının mücadelesidir. Dünyadaki örneklerini incelediğimizde genel itibariyle salt futbol değildir mücadele sahası. Kiminin temelinde mezhep çatışması vardır, kimininki etnik temele dayanır, kiminde ise ekonomik anlamda sınıfsal mücadele söz konusudur. Tüm bu konuları temel alan mücadeleler şehrin insanını ikiye ayırır ve sonuç olarak da şiddeti doğurur. Ancak oluşan bu gerilim hem sahada oynanan futbol anlamında hem de ekonomik anlamda taraftarlara olumlu dönüt sağlar. Biz de ise
Yaşadıkları büyük travmaların sonucu şiddete evrilen davranışları sahip insanların korku dolu gerilim hikayeleri sunulur genelde perdeye. Psikoloji tabanlı vak'aların nedenleri ve sosyolojik sonuçları pek konusu olmamıştır sinemanın, genel itibari ile hastanın sapık eğilimleri konu edilerek bir gerilim skeci anlatılır çala kalem. Bu nedenle, psikolojik tedavi gören insanların rehabilite süreçlerini, bu aşamada yaşadıkları güçlükleri ve toplumun bu durumdaki insanlara genel bakışını inceleyen ve buna dikkat çeken film sayısı o kadar azdır ki, bahsi geçen konuyu tam olarak ele al(a)masa da Umut Işığım dikkate değer bir örnek sunuyor bize.
Yıl 2072, teknoloji ve sistem o kadar ileri düzeydedir ki toplum düzenine zarar verecek davranışları sergilemek imkansızdır, buna öldürmek de dahil. Lakin insanoğlu bunun da bir çözüm yolunu bulmuştur: "Time Machine" yani zaman makinesi. Zamanın en büyük icadı! zaman makinesi illegal bir örgütün eline geçmiştir ve öldürülmesi gereken kişileri, 30 yıl önceye 2042 ye daha önceden yolladıkları bir lider tarafından oluşturulan paralel çeteye çalışan tetikçilere(looper) göndererek öldürtmektedir. Bu tetikçilerden biri de Joe dur. (Joe nun 2042 modelini Joseph Gordon- Levitt, 2072 modelini ise Bruce Willis oynuyor.) Joe, çok genç yaşta bu işe başlamış ancak geleceğe dair planları olan ve bu nedenle gelecekten gelenleri öldürerek kazandığı gümüşlerin yarısını biriktiren bir tetikçidir. 2072 de örgütün başına gelen çok güçlü, yalnız ve genç lider 2042 ye öldürülmeleri için tetikçilerin yaşlı versiyonlarını genç