için kadro dışı kaldı,örneğin Beşiktaş maçı) buna bir de Drogba ve Sneijder gibi rakibe basmayan oyuncular eklenince takımın oyun anlayışı bu şekilde sahaya çıkan 11'e üç beden büyük geldi. Yıldızları oynatmak zorunda kalmak takımın taktiksel anlayışını feda etmek anlamına geldi desek çok yanılmış olmayız. Bunu en iyi Schalke04 maçında daha net gözlemledik aslında ama herkes o maç sonunda dikkati takım yerine bozuk zemine çekti. Bu nedenle Eskişehir maçı bu savı tam anlamıyla doğruladı sanırım. Keza Eskişehir bunun yanında bir de 3-4-2-1 oynayarak Galatasaray'ın orta saha oyun planını tarumar etti.
Galatasaray'ın yaşadığı şu durum bizlere bir kez daha gösterdi ki, yalnızca "yıldız oyuncu" almış olmak için transfer yapmak takımı altüst edebilir. Evet Sneijder bu takım için bir ihtiyaçtı çünkü ikiye birlerle ya da araya oynanacak toplarla rakip ceza alanına giremeyen bir Galatasaray mevcuttu ki bunun, İstanbul'daki Braga ve Cluj maçlarında çok net bir şekilde kendisini gösterdiğini gördük. Ancak Drogba ihtiyaç mıydı? Eğer Galatasaray önde Drogba-Burak, solda Sneijder ile 4-4-2 oynayacaksa,- hayır. Galatasaray orta saha üstünlüğünü rakiplere bırakmak istemiyorsa ya Drogba-Burak ikilisinden en az birinden vazgeçmeli ve Umut'a yer açmalı ya da 4-3-3 dizilişine geçip Burak'ı sağa, Sneijder'i sola atıp orta alanı ise ayakları iyi üç ortasaha oyuncusundan kurmalı. Bunlardan ikisi mutlaka Selçuk ve Melo olmalı, üçüncü ise Emre, Hamit, Engin, Yekta dan biri olabilir.
Demem o ki bir oyuncuya çok para vermek oynatmak zorunda olduğun anlamına gelmemeli. Zaten Fatih Terim bu gibi durumlara alışık ve "yıldız" transferlere ezilecek bir antrenör de değil. Ancak yine de bekleyip göreceğiz Fatih Terim Burak-Drogba-Sneijder üçlüsünden en az birinden mi vazgeçecek yoksa taktik anlayışı mı değiştirecek.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder