Euro 2016'nın erken finali İspanya-İtalya maçından bahsedeceğiz elbette, kupanın favorilerinden İspanya turnuvanın en zayıf organizasyonlarından birine sahip Türkiye karşısına çıktığı kadronun aynısıyla sahaya çıktı. Taktiksel anlamda ise tek farklılık İtalyanların önde basmaları durumunda Morata'ya uzun oynayarak karşı presle cevap vermekti. Evet uzun oynamak için uzun bir forvete ihtiyacınız vardır ama "tikitaka" için uzun forvetten ziyade sırtı dönük oynayabilen, ayakları daha iyi bir forvete belki de forvet arkası oyuncuya ihtiyacınız vardır. Türkiye ve İtalya maçları bize Del Bosque'nin taktiksel olarak zayıf olduğunu gösterdi. Oynayacağın oyuna göre futbolcu seçmek durumundasın. Aksi halde maçtan önce hayal ettiklerini sahada bulmak mümkün olmaz.
27 Haziran 2016 Pazartesi
22 Haziran 2016 Çarşamba
"BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ"
Dürüst olmak gerekirse herkes gibi ben de Çekleri 2 farkla yenebileceğimizi tahmin etmemiştim. Ancak ben herkesten farklı olarak Çek Cumhuriyeti maçı kadrosu açıklandığında ümidimi yitirdim. Fatih Terim'in, İspanya mağlubiyeti sonunda sarf ettiği "Takımda sıkıntı var, gereğini yapacağım" cümlesi, aklımıza sahada yürüyen Arda, Gökhan, Caner, Burak, Hakan Çalhanoğlu gibi oyuncuları keseceğini düşündürttü. Bu köklü değişimin de takıma bir coşku katacağı umuduyla Çekleri iki farkla 21 Haziran 2016 Salı
PRİM SAVAŞLARI

Milli takımımız Hırvatistan ve İspanya karşısında sahada yok gibiydi. İngiltere maçında ne denli istekli ve hazır olduklarını bize gösteren ve hatta onlara inanmamızı sağlayan oyuncular, sahadakilerle aynı olmazdı. Bu nedenle, ülkece kötü performanslarına bir neden aradığımız günlerde, tam da İspanya mağlubiyeti sonrası Fransız gazetelerinden La Provence'de : "Dünya kupalarında,Afrika takımlarında görmeye alıştığımız prim krizi Türkiye ile Avrupa Şampiyonasına da taşındı" ifadeleriyle bir haber yayımlandı. Tüm ülke olarak bir kez daha canımızı yaktı, milli takımımız. Zira sahada ruhsuz mücadele etmeleri yetmez gibi bir de senelerce prim pazarlığı yaptıkları için eleştiri yağmuruna tuttuğumuz Afrika ülkelerinin pozisyonlarına düştük; Fransızlara, Almanlara, İngilizlere dalga konusu olduk.
18 Haziran 2016 Cumartesi
Teşekkürler İspanya :(
Her şerde bir hayır var derler ya, dün bunu yaşadık. Arda Turan'ı bizim taraftarlarımız protesto ederken, İspanyollar destek verdi, bu da yetmedi, İspanyol futbolcular gol atmak için teşebbüste dahi bulunmadılar. Sanıyorum bir futbolcunun milli forma sırtında iken kendi vatandaşlarınca ıslıklanması İspanyol futbolcuları dahi derinden etkiledi ve bu nahoş durumun olumlu getirisi ise, bizi tarihi farktan, belki de şampiyona tarihinde elde edilmiş en farklı skordan kurtarmış olması.
12 Haziran 2016 Pazar
1-0'a Sevinmek!
Fatih Terim beklenilen kadroyu sahaya sürdü, oyun da beklediğimiz gibi daha çok orta sahada ama biraz daha bizim yarı alanımızda oyunun merkezini ele geçirme mücadelesi olarak başladı. Hırvatlar, bizim de hazırlık maçlarından tespit ettiğimiz şekilde pres karşısında rahat çıkamadığımızı bildiklerinden özellikle önliberomuza ve sağ bekimize baskı yaptılar, nitekim başarılı da oldular.11 Haziran 2016 Cumartesi
Türkiye- Euro 2016
Euro 2016 elemeleri bizim için çok meşakkatli oldu; İzlanda yenilgisi ile başladık, Letonya beraberlikleri ile neredeyse çıkma şansımızı sıfıra indirdik. Derken Fatih Terim bazı oyunculardan ve oyun şeklinden vazgeçti ve şahlandı, şans da yanımızda olunca nihayetinde turnuvadayız. Vazgeçtiği oyun ve oyuncularını ise yazının ilerleyen satırlarında konu edeceğim.
Açıklanan 23 kişilik kadro neredeyse kusursuz. Tek itirazım Mevlüt Erdinç-Yunus Mallı arasındaki tercihe olabilir. Evet Yunus, Mevlüt'e göre çok yönlü ve çok mevkide oynayabilen bir oyuncu ama Yunus'u pratikte oynatacağı ve hayal ettirdiği tek pozisyon var forvet arkası. Ancak hazırlık maçlarından gördüğümüz o ki Terim'in o bölgedeki 3. tercihi. Sıra Gelir mi sanmıyorum. Bir de Yunus kapalı kutu, milli takımımız için. Üst düzey bir performansını göremedik milli takımda.
10 Haziran 2016 Cuma
Euro 2016 Başlıyor...
Henüz 10 yaşımdayken Türkiye'nin katıldığı Euro 96 ile tanışmıştım Avrupa şampiyonası ile. Alpay Özalan'ın Vlaovic'i düşürmediği pozisyon tek sahnedir aklımda kalan. Dünya kupası ile de 94 Amerika ile tanışmıştım. Hatta meridyen farkı nedeniyle maçların bir çoğunu izleyememiştim. Ancak finaldeki Roberto Baggio'nun kaçırdığı penaltı ve yüzüne yansıyan üzüntü beni çok etkilemişti, ki Romario'ya öykünen ben, bir gecede Baggio hayranı oluvermiştim.Avrupa Şampiyonası'na dönecek olursak, ilki 1960 da Fransa'da düzenlenen ve bu yıl 15.'si düzenlenecek şampiyonasında takım sayısı bildiğiniz üzere 16'dan 24'e yükseltildi. Bu durum zayıf kadrolara sahip ülkelerin katılmasına, maç sayısının armasına yol açarken öte yandan turnuvadaki kaliteyi de aşağıya çekebilir. Yine de maç sayısının artması biz futbol severler için iyi olacak sanırım. 10 kg ağırlığında, 60 cm uzunluğundaki Gümüş Avrupa kupasını İspanya ve Almanya 3'er kez, 2 kez Fransa ve Rusya, Hollanda, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, İtalya, Yunanistan ise 1'er kez müzelerine götürdüler.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

