Dürüst olmak gerekirse herkes gibi ben de Çekleri 2 farkla yenebileceğimizi tahmin etmemiştim. Ancak ben herkesten farklı olarak Çek Cumhuriyeti maçı kadrosu açıklandığında ümidimi yitirdim. Fatih Terim'in, İspanya mağlubiyeti sonunda sarf ettiği "Takımda sıkıntı var, gereğini yapacağım" cümlesi, aklımıza sahada yürüyen Arda, Gökhan, Caner, Burak, Hakan Çalhanoğlu gibi oyuncuları keseceğini düşündürttü. Bu köklü değişimin de takıma bir coşku katacağı umuduyla Çekleri iki farkla
Maça gelecek olursak, Çeklerin kazanmak zorunda olmaları savunma disiplininden taviz vermelerine neden oldu, bundan yararlanan hızlı oyuncularımızın geliştirdiği atakla gelen golü ilk dakikalarda bulmamız bizi hem rahatlattı hem de bize öz güven sağladı. Geriye bir gol daha atmamız kaldı ancak rakibizin en az 2 gole ihtiyacı oluştu. Bu sonuçla daha da kontrolsüzleşen Çekler aşırı efor sarf ettiler ve bize çok sayıda ikinci gol fırsatı verdiler. Nitekim yine hızlı çıktığımız bir atak sonucu elde edilen serbest vuruşla ikinci golümüzü de bulduk. Bu andan itibaren Terim, Ozan'ı sağ stopre,Volkan-Oğuzhan değişikliği sonrası Oğuzhan'ı da Ozan'ın yerine alarak dizilişi de değiştirdi ve 3-4-3 sistemine döndü. Bu sistem top rakipteyken 5-4-1'e de dönüşebildiği için doğru uygulandığında inanılmaz bir taktiksel çıkmaz oluşturmakta rakipler için. Tabi bu sistemi maçın bir bölümü değil tamamında oynayabilmek oldukça güç, bu nedenle turnuvada yalnızca İtalya oynayabilmekte.
Özetle rakibimiz dişimize göre, oyuncularımız da biraz istekli olunca istediğimiz skoru alabildik, ancak bu bizi aldatmasın. Zira koşu mesafemiz hala çok düşük, Çekler 111km biz ise 103 km mesafe kat etmişiz. Koşu mesafesinin ne önemi var demeyin. her 9-10 km bir oyuncu demek, rakibin senden 10 km fazla koşması rakibinin sahanın bazı alanlarında, bazı pozisyonlarında senden 1 kişi fazla olması sonucunu doğurur. Bu nedenle hala eksiğimiz var. Bu koşu temposuyla kendinden iyi takımları yenmen çok güç. Çek maçında bile en iyi oyuncularımızın başında Volkan Babacan'ın gelmesi bize bir şeyler anlatması gerekir. Bazı oyuncularımız hala formsuz. Ne kadar istekli olsa da Arda, Selçuk, Gökhan gibi oyuncular kendilerini bulamadılar. Bu koşu mesafeleriyle tüm oyuncularımızın maksimumunu sahaya yansıtmaları gerekir ki iyi takımlara karşı galip gelebilelim.
İstekli olmamıza rağmen hala savunmada pozisyon hataları yapıyoruz, bu noktadaki zafiyetini bilen futbolcularımız da en aza indirgemek için birbirlerine fazlaca yaklaşıyorlar. Bu durumda geriye fazla yaslanmamıza neden oluyor. Bir pozisyon var ki akıllara zarar, 5 defans futbolcumuz ceza sahası içine gömülmüş, Çek futbolcu penaltı noktasına yakın noktadan serbestçe şut çekti. Bu imkanları daha yetenekli takımlara sunarsak affetmezler ne yazık ki.
Yine de aldığımız bu galibiyetin bize sağlayacağı öz güven ile bir rüzgar yakalayabiliriz, eğer gruptan çıkabilirsek. Zira eşleşme ağacına bakacak olursak bizim bulunduğumuz kolda Almanya,İtalya,İspanya gibi en üst seviye takımlar yok. Başarabiliriz daha fazla koşup, daha fazla konsantre olursak.
Not: İspanya ve Çek Cumhuriyeti maçlarında sahaya çıktığımız formalar tam bir rezalet, çok utanç verici. Sanki bayiler arası halısaha turnuvasına son anda katılmışız gibi üst ayrı, şort ayrı, konç ayrı renkte. Bir an evvel şu kepazeliğe son verilmeli.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder