Schalke maçı öncesi Sneijder, Drogba ve Burak üçlüsünün aynı anda 11 de başlaması halinde Galatasray'ın eleneceği yönünde bir tahminde bulunmuştum. Ancak bu tahminin bu maçtan evvel Galatasaray'ın 4-4-2 oynadığı ve Sneijder sol açık mevkiinde oynadığı ve oynayacağı düşünülerek yapıldığını unutmamak gerek.Oysa ki Terim bu maçta taktiği 4-3-1-2 şeklinde değiştirerek yalnızca kendisinin oynayabileceği bir kumar oynadı ve tuttu, özellikle maçın ilk yarısında.
Bu dizilişte Sneijder klasik 10 numara gibi forvet arkasında oynarken sol içe Selçuk, sağ içe ise Hamit yerleştirilerek rakip beklerin çıkışlarını önlemeye çalıştı. Ama yine de bu oyun formatında ortasaha üçlüsü bu tempo ile sakatlanmadan ya da aynı grafikle nasıl sezonu bitirebilirler, önemli bir soru işareti. Bekleyip cevabı göreceğiz. Kayseri maçına geçmeden önce şunu belirtmek isterim ki R.Madrid maçında sahaya bu ileri üçlü ile çıkılacak olursa çok trajik bir sonla karşılaşılabilir.
Kayseri maçına gelecek olursak. Prosinecki maça Ertuğrul, Kamil, Simic, Khizanishvili, Abdullah, Sefa, Ceyhun, Cleyton Riveros, Mouche, Bobo 11'i ile başladı. Bu 11 özellikle ortasaha oyuncuları açısından oldukça cesur ve zorunluluktan sol bek oynayan Abdullah nedeniyle de eksik bir takım görünümünde. Zira Cleyton ve Riveros'un geri dönüşleri oldukça yetersiz buna bir de Ceyhun'un çok ağır bir önlibero olması eklenince bunu öngörmek hiç de zor değil, ki Galatasray'ın maç içinde çok rahat top çevirmesi bu tezi boşa çıkarmadı. Ancak yine de Kayseri'nin bu kadar fark yemesinin nedeni yalnızca cesur bir kadro ile sahaya çıkmış olmak olamaz elbtte. Bu farkın oluşmasının en büyük müsebbibi Kayseri'nin sol kanadını oluşturan, sol bek oynamayı hiç bilmeyen Abdullah ve önünde savunmanın gereklerinin hiç birini yerine getiremeyen Mouche'dir. Sanki Kayseri'nin sol yanı bir podyum gibiydi. Galatasaray'lı hangi futbolcu girse o alana tüm meziyetlerini harfiyen çok rahatça sergiledi ve ya tehlike yarattı ya da asist yaptı. Gollere tekrar bir de bu gözle bakacak olursanız, özellikle ilk yarıya, tüm pozisyonların başlangıcının ya da pozisyonun can alıcı anlarının o kanatta geliştiğini göreceksiniz. Abdullah ne topa basarken zamanlamayı doğru yaptı ne kademeye girerken zamanlamayı ve alanı, doğru mesafeleri ayarlayarak kapatabildi. Bu da Galatasaray'ın çok rahat bir şekilde gol bulmasına ve atak geliştirmesine neden oldu.

Özetle Kayserispor o kadar dirençsiz oynadı ki Galatasray'ın oynamasına gerek kalmadı, bu nedenle de Galatasaray'ı bu maç için değerlendirmek pek anlaşılır olmaz diye düşünüyorum. Maç sonu, yapılan faullere bakarsak Kayserispor'un ne kadar mukavemet gösterdiğini daha iyi anlarız. Kayseri maçı rakibine 9 faul yaparak tamamlarken Galatasaray ise 26 faul ile karşılık vermiş. Ama yine de şunu belirtmek gerekir, bu denli kötü oynayan Kayseri'ye dahi oldukça kolay pozisyonlar verdi, Galatasaray. Milli Takım arası özellikle Galatasray'a iyi gelecektir, bu eksikliğini gidermek adına.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder