Yıl 2072, teknoloji ve sistem o kadar ileri düzeydedir ki toplum düzenine zarar verecek davranışları sergilemek imkansızdır, buna öldürmek de dahil. Lakin insanoğlu bunun da bir çözüm yolunu bulmuştur: "Time Machine" yani zaman makinesi. Zamanın en büyük icadı! zaman makinesi illegal bir örgütün eline geçmiştir ve öldürülmesi gereken kişileri, 30 yıl önceye 2042 ye daha önceden yolladıkları bir lider tarafından oluşturulan paralel çeteye çalışan tetikçilere(looper) göndererek öldürtmektedir. Bu tetikçilerden biri de Joe dur. (Joe nun 2042 modelini Joseph Gordon- Levitt, 2072 modelini ise Bruce Willis oynuyor.) Joe, çok genç yaşta bu işe başlamış ancak geleceğe dair planları olan ve bu nedenle gelecekten gelenleri öldürerek kazandığı gümüşlerin yarısını biriktiren bir tetikçidir. 2072 de örgütün başına gelen çok güçlü, yalnız ve genç lider 2042 ye öldürülmeleri için tetikçilerin yaşlı versiyonlarını genç versiyonlarına göndermeye başlar. Bu olaya "döngüyü tamamlama" denir ve yaşlı modelini öldüren tetikçi doyasıya yaşayacağı 30 yıllık bir emeklilik süresi kalmaktadır. Sıra Joe ya gellir ve hiç ummadığı bir anda yaşlı versiyonunu öldürmek üzere karşısında bulur ancak bir fark vardır, yaşlı Joe paketlenmiş değildir, çünkü onun bir amacı vardır.
Konusu itibariyle bilim kurgu ögeleri içeren temposu vasatı aşmayan bir macera filmi Looper. İlk yarısında gelecekteki oluşması muhtemel ütopik bir dünyayı anlatıyor olması itibariyle gayet ilgi çekici sahneler ve anlatılar yer alıyor. Hayali de olsa Dünyanın ekonomik, sosyal ve hukuki anlamda 2042 deki halini şimdisiyle kıyaslamak da hoş, filmin ilk sahneleri boyunca.Başka bir taraftan da 2042 ve 2072 arasında devasa farklılıkların olması da düşündürmüyor değil. İkinci yarısında ise Joe ve Yaşlı Joe arasındaki koşuşturmayı yani iki ayrı dönemde yaşayan ve ikisi için de hayati önem arz eden farklı iki sonucu aktarıyor perdeye. Peki nasıl oluyor da aynı insan için hayati iki farklı karar söz konusu olabilir ki diyorsanız, cevabı filmde. (Aynı insanın farklı yaş dönemlerinde ne kadar ayrı beklentiler içinde olmasını farklı bir dille anlatıyor olması dahi filmi izlemek için yeterli kanımca). Bir de filmle alakalı bahsedilmesi gereken, aslında filmin ilk sahnelerinde esamesi okunmasına rağmen pek dikkat çekmeyen bu nedenle de filmin final bölümünde, nereden peydah oldu düşüncesi yaratan telekinezi kavramı ve telekinetik yetenekler karşımıza çıkıyor.Bu nedenle filmi telekinezi(düşünce gücü ile nesneleri hareket ettirme) öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırabiliriz ve ben telekinezi öncesi kısmını çok sıradışı ve ilginç buldum, ancak ikinci kısım için aynı şeyleri söylemem güç. Çünkü telekinezi sonrası kısmı bana biraz Terminatör1 i hatırlattı ki Terminatör1 i çok sevmeme rağmen başka filmi anımsatan filmleri ya da kısımları pek hoş karşılamam, ki filmin, sadece bahsi geçen bölümünü beğenmedim.
Aşkın 500 günü filminin başrolünden ve Christopher Nolan filmlerinden hatırladığımız Joseph Gordon- Levitt in oyunculuğu filmin konusundan ve akışından da kaynaklan bir durağanlığa ve soğukluğa sahip ya da Bruce un her filminde karşılaştığımız, Bruce Willis in gençliğini oynamaktan ötürü filmin devamlılığına zarar vermemek adına onun kendini tekrar eden oyunculuğuna ayak uydurma çabası Levitt i aşağı çekmiş. Yoksa her ne kadar yan roller de olsa Nolan ın filmlerinde daha canlı ve hareketli oyunculuk örnekleri seyrettirmişti.
Ayrıca Looper, Amerika da rekorlar kıran Breaking Bad de de parmağı olan Rian Johnson ın kaleminden ve kamerasından çıkmış bir film. Rian Johnson henüz 39 yaşında ve üçüncü filmini Looper ile yapan bir yönetmen. Yeni bir sinemacı için oldukça iyi bir film olmuş Looper. İyi seyirler.
Looper(tetikçi)
Yönetmen: Rian Johnson
Senaryo: Rian Johnson
Oyuncular: Joseph Gordon-Levitt, Bruce Willis and Emily Blunt
Yapım: 2012 / ABD-Çin / 118 dk. Notu: 7/10
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder