Cem Yılmaz'ın güldürmek amacıyla yapılmamış filmlerini daha samimi ve gerçekçi bulmuşumdur.Zira karakterleri çok tanıdıktır. Cem'in "komedi" filmleri sanki standup gösterilerinin perdeye aktarılmış hali gibi gelir. Çünkü Arog, Gora ve Yahşi Batıda şakalar hikaye içine yedirilmemiş de şakaların üzerine hikaye yazılmış hissi uyandırır. öyle ki sanki hikaye bazı sahnelerde sırf o espriyi yapmak için yön değiştirmekte ya da uzamaktadır. Ancak bu dağınık görüntü hokkabaz ve her şey çok güzel alacak filmlerinde yoktur. Bu nedenle de bu tür filmlerini her ne kadar gişede istediği başarıyı elde edemese de sinemacılar tarafından daha beğenilmiştir. Pek yakında filmi de "komedi" filmlerinden uzak bir film biçimine sahip.
Pek Yakında'nın eleştirisine gelecek olursak. Filmin süresi bu anlatım biçimine göre oldukça uzun. Filmin akışı kronolojik diyebileceğimiz şekilde olay sırasına göre ilerliyor. Bunun yerine film çekiminden(şahikalar) başlasa ve hem Zafer'in bu denli meşakatli ve pahalı bir işe neden ve nasıl girdiği hem de çekmekte olduğu filmi bitirebilecek mi sorularını canlı tutmak adına flashbackler kullanarak akışın temposunu hep yüksekte tutsaydı seyircinin sıkılmasını engellemiş olurdu. Çünkü filmin sonunu tahmin etmesi oldukça kolay.Oysaki günümüzde seyircinin merakını canlı tutacak başka bir soru olması elzem, ki bu yöntemi günümüz sinemacıları çokça kullanmakta.Filmin ilk yarısı hikayeye giriş ve karakterlerin anlaşıldığı bölümleri içerdiğinden eğlenceli, ancak ikinci yarısı için aynı şeyleri söylemek pek mümkün değil. Yapmakta oldukları Şahikalar filminin çekimlerini anlatan Bölümlerde oldukça gereksiz sahneler ve sahnelerde sarkmalar var. Nasıl bir şarkı sözleri güfteye yetemediğinde "lala la" gibi garip nidalar peydah oluyorsa, bu sarkık sahnelerde de replikler sekansları karşılamadığında uyku hali oluşmakta. Bu da seyirciyi sıkmaya yeter. Ayrıca filmin açılış sahnesinde Eşkiya filminin setine konuk oluyoruz ancak Şener Şen yerine dublör kullanınca daha filmin başında filmin ciddiye alınma sıkıntısı baş gösteriyor. Filmin bir diğer eksisi de ürün reklamlarının görselin yanı sıra repliklerde de yer alması.
Karakterlerin derinliklerine giremesek de, oyunculukları yer yer abartıya kaçsa da Zafer Algöz, Özkan Uğur ve Çağlar Çorumlu oldukça başarılı. Yeşilçama yapılan ince esprilerle bezeli göndermeler de filmin parlayan kısımlarından. Ayrıca filmdeki Nurgul Yeşilçay ve Mazhar Alanson'un olduğu sahnede Her şey çok güzel olacaktı' daki aynı oyuncuları barındıran sahneye bir gönderme yapmakta. Bu tarz göndermeler hem Eşkiya hem de kendi standuplarına yapılmış. Filmin hikayesi, oyunculuklar ve yerinde yapılan ince espriler gayet başarılı. Tek ve en önemli eksiği bu anlatış biçimine göre oldukça uzun olması. Zira filmin süresi kısaltılmaya kalksa yukarıda bahsi geçen tüm o gereksiz sahneler, abartılı oyunculuklar ve repliklerin anlamsız olduğu sekanslar atılacağı için geriye oldukça akıcı ve komik bir film kalacak. Her neyse, Cem Yılmaz'ın güldürme amacıyla yola çıkmadığı filmlerini sevenler kaçırmasınlar.. iyi seyirler...

Yapımı: 2014 – Türkiye
Tür: Dram, Komedi, Macera
Süre: 130 Dak.
Yönetmen: Cem Yılmaz
Oyuncular: Cem Yılmaz, Ozan Güven, Özkan Uğur, Ayşen Gruda, Tülin Özen
Senaryo: Cem Yılmaz
Yapımcı: Öner Işık, Pelin Ekinci Kaya
Not: 6/10



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder