Efsane golcü Romario nun Ajax tan transferi ile tanışmıştım Barcelona ile, renkleri itibari ile Trabzonspor a benzetmiştim. Aslında sadece renkleri de değil Trabzonspor un istanbul kulüplerinin hegamonyasına karşı mücadelesinin bir benzerini Barcelona da Real in yani Kralın takımlarına karşı vermekteydi. O dönemde Cruyff un önderliği ile Hollandalıların başını çektiği yine Hollanda menşeili total futbol ekolünün temelleri atılmaktaydı. Son yıllara kadar Real Madrid in hep arkasında kalan ama Real den farklı olarak farklı futbol kültürü oluşturmaya çalışan, sadece kazanma odaklı değil göze hoş futbolu oynamak da isteyen bir takımdı Barcelona ve bunu datotal futbolu Ajax dan yani Hollanda dan ithal ederek başardı. Lakin yine de süreç tamamlanmamıştı, yalnızca
Hocayı ve onun oyuncularını Hollanda dan ithal etmekle olmazdı, başarılamazdı.Balıkçıları ithal etmekle kalmadılar balık tutmayı öğrendiler ve öğretmek, yeni balıkçılar yetiştirmek üzere La Masia adını verdikleri futbol okullarını kurdular. Bu okul meyvelerini verene kadar girdikleri yolda sebat gösterdiler ve Cruyyf tan sonra Van Gaal, Rijkaard gibi Hollanda futbolunu özümsemiş teknik adamlarla ve bu teknik adamların yanında yine onların ürünü Overmars, Cocu, Kluivert gibi bir çok hollandalı futbolcular ile çalıştılar. En nihayetinde ürünlerini Guardiola, Nadal, Kluivert, Overmars ların kuşaklarının sonunda gelen La Masia nın ürünlerini Xavi, İniesta, Puyol larla almaya başladılar. Özetle Şimdi ağzımızın suyu aka aka seyreylediğimiz Barcelona takımı uzun yıllar üzerinde çalışılmış ve planlanmış bir sürecin sonucudur. "Barcelona başka gezegenden, bu dünyadan değil" deniyor ya, yanlış, yukarıda da anlattığım gibi aslında ithal bir projedir Barcelona. Önemli olan bir seçim yapıp üzerinde çalışmak ve sabretmektir. Aslında bizim futbolumuz da Derwall le başlayan ve Alman ekolüne evrilme sürecine girmişti ve bir nebze olsun Fatih Terim le hayat bulmasına rağmen tabana yayılamadığı için başarısızlıkla sonuçlandı. Yalnızca milli takım düzeyinde kaldı, çünkü bizim kulüp takımlarımız bu sürecin her basamağında ayrı ayrı yanlışa düştükleri ve temelde hiç sabır gösteremediği için bizim neden başaramayacağımız hiç girmeyeceğim.
Rüya takım Barcelona, topu hep ayağında tutar, önce kısa paslar yaparak rakip topun olduğu bölgeye yoğunlaşmaları sağlanır ve ani bir arkaya koşu üzerine bir ters top ile rakip gafil avlanarak gole ulaşılır. Alan daraltmaya dayalı ve koşu temposu çok yüksek oynanan günümüz futbolunun yegane çözümleyici taktiği de tam olarak bu. Dünyanın çeşitli takımları da bu taktiği uygulamaya çalışsalar da başta Arsenal olmak üzere Barcelona düzeyine şuana kadar ulaşamadılar. Bu durumun iki temel nedeninden biri bu sistemi çok iyi bilen Xavi, İniesta ve Busquest üçlüsüne sahip olmamaları ve asıl ikinci sebep ise La Masia gibi sadece futbol oynan değil gençler için bir habitat olan merkezdir. Arjantin den Messi, Meksika dan Dos Santos gibi dünyanın dört bir yanından daha çocuk yaştaki yetenekli futbolcular La Masia ya getirilip Barcelona ruhu, kültürü ve yaşam biçimi empoze edilir. Minik takımından başlanır daha A takımlarının futbollarını oynamaya, ortalama 6 senede iliklerine kadar işler futbolcunun oynan taktikle ilgili alan bilgisi, pozisyon bilgisi ve takım koordinat bilgisi. Bizdeki gibi her yaş düzeyi farklı sistem ve taktik anlayışla oynamaz kısacası. Kültürel manada kişinin kendisi bulması ve hatta kendini bulacak kadar gerçekleştirmesi sağlanır. Bizde olduğu gibi 20 yaşına kadar iett ile idmana giden genç 21 de son model arabaların sahibi olamaz. Kısacası Barcelona 1988 Johan Cruyff un başlattı total futbol projesidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder