22 Aralık 2012 Cumartesi

Beşiktaş-Kayseri

Beşiktaş ev sahibi olmanın verdiği rahatlık ve hava şartlarının da yardımı ile maça biraz rahat başladı. Sanki nasıl olsa bir şekilde bir gol atarız ve maçı alırız havasındaydılar. Kayseri ise aksine genç oyuncularının transfer yapmak isteği ile daha bir istekli başladı maça ve bu arzunun semeresini 25 dakikada üç gol pozisyonu yakalayarak aldılar, ancak Kayserinin sezonun başından beri süre gelen çok pozisyona girip az gol atabilme sorunu nedeniyle bu pozisyonlar da geçmiş maçlarda olduğu gibi gole
çevrilemedi." Atamayana atarlar" klişesi bir kez daha kehanetini doğruladı ve Beşiktaş 3 dakikada 2 gol bularak maçı rolentiye aldı. Nitekim ikinci yarıda Beşiktaş kendi sahasında bekleyip kontra ataklarda Olcay-Holosko-Oğuzhan üçlüsünün hızlı ve öne doğru tek pasları ile farkı açmayı denedi. Bu düşünce, hakemin velinin eli ile aldığı topu görmemesinin de yardımı ile hayat buldu ancak ikinci yarının ortalarında Kayseri'nin bulduğu gol Beşiktaş taraftarına ve kulübesine Eskişehir kabusunu hatırlattı. Yine de ilk yarı 3 dakikada bulunan 2 gol, 3 puanı Beşiktaş ın hanesine yazdı.
Maçın öyküsü bu şekildeydi. Analizine gelecek olursak. Beşiktaş ta Ersan Gülüm, geçirdiği 2 önemli ameliyat nedeniyle kendisini bulmuş değil. Öz güveni tam olarak yerine gelmemiş görünüyor, bunun yanı sıra çok önemli zamanlama hataları yaparak  Beşiktaş kalesinde pozisyona ve dolayısı ile gole ya da kendisinin sarı kart görmesine neden oluyor. Dün gördüğü sarı, Trabzon maçında Sapara nın attiğı gol öncesi Yasin e basarkenki yaptığı zamanlama hataları aklımıza gelen ilk örnekler, ki bunlardan her maç gerçekleşmekte. Bu nedenle Ersan o mevkide ilk tercih olmamalı. Toraman ın ön liberoda top rakipte iken yaptıkları takdire şayan ancak kendisinin defansın merkezi menşeili olması ön libero oynarken takımın çok geri yaslanmasına neden olmakta, ki Beşiktaş ın rakibi sahasında beklerken çok fazla pozisyon vermesi ve gollerin büyük bir kısmını da bu sırada yemesi göz önüne alınırsa bu durum pek de akıllıca bir seçim olmaz. Bu mevkide ön libero oynamasını daha iyi bilen bir oyuncu kullanılmalı ancak kadroda bu özelliğe uyan oyuncu da yok bu nedenle en iyi seçim necip-veli ikilisi gibi görünüyor. Neden yok çünkü veli de necip de orta alanda doğru yer tutup rakibin doğru pas tercihlerini yapmasını engelleyebilecek alan kontrolü yeteneğine henüz sahip değil. Tüm bunlara rağmen Aybaba nın dün daha maçın 25. dakikasında yaptığı ersan-veli değişikliği oyunu beşiktaş lehine çevirmek açısından tuttu ve kayserinin etkili atakları son buldu. Buraya kadar hemen hemen doğru hamleler yapan beşiktaş takımı her öne geçtiği maçta yaptığı temelde genel futbol anlayışı bakımından yanlış olmayan ancak beşiktaş takımının savunma reflekslerinin eksikliğinden kaynaklı bir yanlışı yineledi: rakibi kendi sahasında bekledi. Dediğim gibi alanları tam olarak kapatamayan orta saha oyuncularına sahip olduğu için beşiktaş kendi sahasında beklerken çok ve kolay pozisyon vermekte. bunun yerine beşiktaş daima önde basmalı ve rakibinin beliktaş yarısahasına yerleşmesine engel olmalıdır.
 Kayseri ye gelince, çok dinamik bir futbol oynuyorlar ancak sonuca gidecek pasları ve son vuruşları gerçekleştirmiyorlar. bunun nedeni hem takımın hem de prosinecki nin kayseri de yeni olması olsa gerek. ancak bu kayseri takımının biraz tecrübe ile ligin ikinci yarısında sıralamada daha iyi bir yer alacağından eminim.
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder